LG G2 İncelemesi

LG-G2-incelemesiBu yazıyı yazacağımı daha önce twitterda bildirmiştim. Aslında yazıp yazmamak konusunda kararsızdım çünkü artık bir teknolojik ürün hakkında bilgi edinmek için videolar bile mevcut. O kadar fazla ki artık önemli olan ilk yayınlayan olmak. Fakat görüyorum ki incelemeler çok yüzeysel hatta bazı videolarda ürün bilgilerini çıktı olarak almış ve oradan bakarak anlatılıyor. Satın almış olduğum LG G’yi 20 günün üzerindedir kullanıyorum. Özellikle satın almış olduğum diye belirtiyorum.

Yukarıda “satın almış olduğum” diye belirtmemin sebebi şu; LG markası sanırım telefonlarının daha çok konuşulmasını sağmak adına bazı teknoloji blog yazarlarına ürünlerini gönderip bir süre incelemesini sağlıyor. Bu bu süre sarfında yazar ürünü inceleyip gerek blogunda gerekse sosyal medyadaki hesaplarında koşulmasını sağlıyor. Tıpkı magazin dünyası gibi gündemde kalmak isteyenlerin konuşulması gibi. Fakat ne üzücü ki LG telefonu bir süre sonra tekrar geri alıyor. Bu çalışmayı WindowsPhone’da da görmüştüm. Hatta blog yazarı arkadaşlardan birinde görüp sormuştum, telefon senin mi oldu diye? Fakat geri alacaklarını söylemişti.

Bu bilgiyi vermemin sebebi, inceleme yapanlar sanki ürünün eksik yanlarına pek değinmemeleri beni biraz rahatsız etti açıkçası. Ya da bu kısa süre içerisinde ürünü pek inceleyememelerinden kaynaklanan eksik bilgi aktarımı oluyor. Ve yine ya da markanın ürününü kötülemeyeyim ama bana bir daha ürünlerini göndermezler ilk inceleyen ben olamam sonra düşüncesi de olabilir.

Neyse bir ön giriş yapmanın ardından LG G2 incelememe geçebilirim!

İlk ve genel olarak başlamak gerekirse LG gerçekten güzel bir telefon yapmayı başarmış. Üstelik rakiplerine rağmen çok uygun bir fiyatla piyasaya sunması onu bir adım öne aldığını düşünüyorum. Fakat bazı telefon kullanıcıları marka prestijine teknik özellikten daha çok dikkat ettikleri de aşikar. Ama benim bu telefonu tercih etmemin en önemli sebebi böyle bir teknik özelliği bu fiyata yakalayabilmiş olmam. Teknik özellikleri en altta vereceğim.

Neden bu telefonu satın aldım?

Çünkü almış olduğum telefonu en az 2-3 yıl kullanmayı düşünüyorum. Bu sebeple en son teknolojiyi almam beni daha uzun kullanım yönünden destekleyecek. Bu yüzden Samsung Galaxy S4, LG G2 ve Sony Xperia Z1 modelleri arasında bir seçim yapmayı planladım. Hepsi de markaların şimdilik amiral gemisi diyebiliriz. Apple aklımın ucundan geçmedi değil ancak gerek gereksiz bir uçuk fiyat gerekse işletim sistemi olarak farklı olması kendi listemden uzak tuttu. Satın almayı Sony Xperia’nın Türkiye fiyatı belli olana kadar beklettim. Fakat gördüm ki Sony’nin de Apple’dan geri kalır yanı yoktu. Akımda Sony Xperia Z1 almak vardı, ancak fiyat çok yüksekti. Z1’in özellikle kamerasının 20.7 MP olması beni cezbetmişti. Ancak bir Samsung Galaxy S kullanıcısı olarak 4MP’den 13MP’e geçiş beni zaten yeterince tatmin etti.

İşte kendim çekmiş olduğum bir fotoğraf.

Orjinal Boyut: 4160*2340

LG-G2-Foto-Cekim

Nasıl bir telefon?

Donanımsal olarak şimdinin en iyilerinden biri olduğu aşikar. Kullanmaktan büyük zevk alıyorum. Özellikle Galaxy S’den sonra Şahin arabasından inmiş bir Audi R8 kullanıyor gibi diyebilirim. Ferrari diyemem çünkü takılmaların olduğunu gördüm. Beni en çok şaşırtan da bu oldu. Böyle bir donanımla telefon hala takılabiliyor. Aklıma takılan şu oldu; acaba işletim sisteminin temelinde bir sorun mu var? Çünkü donanım olarak bir bilgisayarı andıran bu cihazlar yüklenmeden dolayı hala ufakta olsa takılmalar yaşıyorsa benim aklıma bu geliyor. Aslında Apple’ın aklımın ucundan geçmesinin de sebebi bu; cihazın işletim sistemi ile stabil olarak çalışması Apple hakkında aklımdaki en büyük artılardan biri diyebilirim. Ancak eminim o cihazda da ufakta olsa takılma sorunu yaşanıyordur.

Takılma ya da küçücük donmalar diyeceğimiz şeyler aslında öyle büyütülecek gibi algılanmasını istemiyorum, çok çok nadir olabiliyor. Bu uygulamaların başarısız yazılımlarından da kaynaklanıyor olabilir, benim telefonu aşırı zorlamamdan da olabilir. Ancak aklıma soru işareti işletim sistemi tarafından geliyor diyebilirim.

Cihaz şarj yönünden oldukça başarılı diyebilirim. Sizi bir gün boyunca rahatlıkla idare edebilecek güçte. LG 3000mah pil kullanması öne çıkan özelliklerden biri oluyor. Telefonun tuş takımın arkada olması cihazı farklı kılıyor. Gerek bu özellik gerekse tuş kilidini ekrana çift tıklayarak açılıp kapanması benim çok hoşuma gidiyor. Bu iki özellik LG‘yi diğer markalardan ayıran en büyük yenilikler diyebiliriz. LG’nin alışılmışın dışına çıkması yenilikçi marka olduğunu gösterme yönünde bir hareket olarak değerlendirebiliriz. Bence bu yönüyle teknoloji severlerden artı puan almıştır diye düşünüyorum.

G2’de kullanılan ekran Gorilla Glass 2. Bu cam hakkında sitem dolu bir tweet atmıştım, takip edenler bilirler 🙂 . Cebime başka bir cisim olmadan koyduğum bu telefonun ekran hangi ara nasıl çizilmiş açıkçası anlamış değilim! Şu an cihazımda kılcal çizikler mevcut. Ancak ekran kapalı iken dikkat edilirse görülebiliyor. İlk başta rahatsız oldum sonra alıştım. Ancak bu kadar kolay nasıl çizilebiliyor onu anlamış değilim. Açıkçası ekranın çizilmeye karşı dayanıklığı yönünden benden eksi puan aldığını söylemeliyim.

Telefonda görüntülü görüşme ve FM radyo olmayışı en büyük eksiklerden ikisi diyebilirim. Açıkçası FM radyo ihtiyacı için belki bir donanıma ihtiyaç duyulabilir, ancak görüntülü görüşme için yazılım yeterli olacağını düşünüyorum. Bunun için LG’nin bir an önce bir güncelleme ile bu eksiği kapatmasını açıkçası çok istiyorum. Yani artık akıllı telefon kategorisinde olmayan telefonda bile yıllar önce bu mevcutken neden bu donanım harikasını eksik bırakmışlar anlamış değilim. Bu konuda benden bir kocaman eksi daha aldı diyebilirim.

Akıma takılan konu ise LG’nin yazılım güncelleme konusu üzerinde ne kadar duracağı. Bu konuda açıkçası Samsung biraz daha öne çıkıyor gibi. Ayrıca LG’nin Twitter hesabının Türkiye ayağının eksik olduğunu gözlemledim. Facebook hesabına iki kez mesaj göndermeme rağmen herhangi bir etkileşim görmek mümkün olmadı. Bu konuda markanın biraz çabalaması gerektiğini düşünüyorum. Adı üzerinde sosyal medya; etkileşim sağlaması gerekir diye düşünüyorum.

Yerden yere vurdun be kardeş!

Evet yazdığım şeylere baktığımızda sanki telefondan nefret etmişim gibi görülebilir. Ancak kesinlikle öyle bir düşünce uyanmasın çünkü telefonumdan çok memnunun, üstelik herkese tavsiye edebilirim. Amacım herkesin yazmış olduğu özelliklerden bahsetmeyip daha spesifik taraflara değinmekti. Özellikle bir son kullanıcı gözüyle eksik kalan taraflar konusunda bilgilendirme yapmış olduğumu düşünüyorum. Eğer LG bu eksilere dikkat ederse marka bence bir çıt daha yukarı aşınmış olur.

Veysel

Veysel

Sosyal Medya ve İnternetteki gelişmeleri inceleyen, Web Tasarım Araçları, CMS(İçerik Yönetim Sistemi)leri, özellikle WordPress üzerine haberleri araştıran, 2007 yılında yayın hayatına başlayan SanalDuvar.Com'un yöneticisidir. Ana Bilim Dalı Elektrik-Elektronik Mühendisliği olan bir Sistem Mühendisidir.

You may also like...

2 Responses

  1. Avatar btu dedi ki:

    Bu işlemtim sistemini altın kaplama telefona koysan yine olmaz….

  2. Avatar implant diş dedi ki:

    bende samsung almayı düşünüyordum bu yazıyı okuyana dek kafam karıştı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.