Profesyonel Sandığımız, Aslında Olamamış Mı?

Yaşayıp gördüklerimi yorumlamaya devam ediyorum! Tabi ki burada yazdıklarım genelde internet ve sosyal medya camiası üzerine. Gördüklerimin bazıları bize öğretilenlerin aksine olurken. Bazıları ise sağ duyumun söyledikleri ile paralel doğrultuda. Özellikle bir blog yazarı olarak, bu camiada adını bir şekilde insanlara duyurmuş blogların blog mantığını yitirmiş olmaları bunların başında geliyor. Bu benim canımı sıkıyor.

Bana bu blog yazma eylemine başlarken; abi sen yazıyorsun, insanlar yorum yapıyor… Çok hoşuna gidiyor, motive ediyor yine yazıyorsun…

Blog yazarken, okuyucuna karşısında gerçek bir kişinin olduğunu hissettirmenin önemli olduğunu öğrendim. Etkileşim adına daha faydalı olacağını, insanların tekrar ziyaret etmeleri için belki bir sebep olacağını öğrettiler. Yapılan yorumlara cevap yazılması gerektiğini öğrendim. Öğrendim ama uygulamaya koymak için elimden geleni yapmaya çalıştım. Çünkü gerçekten öyle zamanlar geldi ki, blog yazmak adına çok zorluklarla karşılaştım. Ama mümkün oldukça blog yazmanın etiğinde neler varsa gereğini yapmaya çalıştım.

Blog yazmanın aslında zor olduğunu zaman geçtikçe, demlendikçe daha iyi öğrendim. Çünkü artık içeriğin kopyalanıyor ve başkalarının bloglarında yer alıyor. Demek oluyor ki, birileri seni beğeniyor. Bunu her ne kadar dile getirmeden yapsalar da! Zaten aslında bu övgüden daha anlamlı oluyor, her ne kadar büyük uğraşlar vererek hazırladığım yazıların kaynak gösterilmeden paylaşılması canımı sıksa da.

Gelelim işin en ilginç bir o kadar da beni rahatsız eden kısmına; adını bir şekilde duyurmuş blog-ların, blog etiği ile alakası kalmayan, olayı şirketlerden gönderilen e-bülten/haber gibi yazıların yayınlandığı bir platform olmaları.

Kimileri ekip olarak çalışsa da yazı yayınlama dışında yorumlara bakmak, belki yorumlara baksa da istenmeyen yorumlara nelerin düştüğünü inceleme konusunda aciz olan grup-lar mevcut. Bunu nerden biliyorsun ya da bir örnek ver derseniz. Daha dün gibi hatırladığım! 🙂 O bilindik blog-ların birinde yorum yapan bir ziyaretçi, yorumlarının neden yayınlanmadığını Twitter aracığılı ile blog yönetimine iletmeye çalıştığına şahit oldum.

Beni rahatsız eden kısım ise kendi ismine yarışan bir profesyonelliğe henüz sahip olmamaları. Binlerce takipçiye sahip olmasına karşın hala anlık olarak yorumların incelenmesi, gerekirse yanıtlanmasını gerçekleştirememek. Yapılan işin aslında sanıldığı gibi ciddiyet içinde yürütülmemesi, üzücü.

Blog yöneticisinin o sırada çevrim içi olamaması yada  meşgul olması bu düşülen durum için geçerli bir mazeret olamaz. Çünkü biliniyor ki bu bir ekip işi. Kaldı ki artık WordPress alt yapıları için akıllı telefonlarda içerik yönetimi sağlayan uygulama mevcut.

Fazla lafı uzatmaya gerek yok! Eğer profesyonellik diyorsan bu sadece görkemli oturumlar seminerler ya da zirveler(summit denen şey) düzenleyerek olmuyor. Başarı küçük ayrıntılarda gizli olduğunu bir kez daha klavyeme alırken. Sizi her ne işi yapıyorsanız yapın, eğer gerçekten büyük olduğunuzu göstermek istiyorsanız, ince nüanslara dikkat edin. Küçükken gözümden kaçırdığım o ince ayrıntıları babam bana hep işaret ederdi!

Bahsi geçen blog için, belki de ben gözümde onu büyütmüşüm ya da beklentim fazla olmuş olabilir, kusura bakmasın! 🙂

Kalın sağlıcakla!

Veysel

Veysel

Sosyal Medya ve İnternetteki gelişmeleri inceleyen, Web Tasarım Araçları, CMS(İçerik Yönetim Sistemi)leri, özellikle WordPress üzerine haberleri araştıran, 2007 yılında yayın hayatına başlayan SanalDuvar.Com'un yöneticisidir. Ana Bilim Dalı Elektrik-Elektronik Mühendisliği olan bir Sistem Mühendisidir.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.